Renkliler, renksizler..
İlhan Söyler'in kaleminden..
Süper ligin 27.nci haftası da geçti. Şehirlerde kar yoktu, buzlu zeminde azdı, goller yağmur oldu aktı.
Yarışmalarda, bazı kaleciler yumurtladı, bazıları ise takımını kurtardı, bazı oyuncular, gol atmaktan bıkmadılar, bazıları ise atamamaktan .Yukarları aman ilk 4'e gireyim, bazıları sekize ,birde artık benim sonum belli diyen, diğer yandan da 11 takıma kadar " bu hafta puan alamassam, sonum hiçde iyi olmaz." diyerek savaşanlar.
Renkli olmaktan hiç vazgeçmeyen, renksizliklerini sürdüren futbolcular yarış etti. Şimdi son duruma bakalım;
RENKLİLER:
Emre Belezoğlu:Takımını adeta ipten aldı,yokluğu aranıp durdu. Fenerbahçe'nin orta alanın çalıştıran makine dairesi olduğunu gösterdi. birde saha içi isyanlarını azaltsan ne güzel olacak.
Fernandes: Sahada sanki sırtında bir oksijen tüpü varmış gib, her yere ilaç saçıyor. Bunun dışında gol atma sevdası da üst sınırda, zaman zaman sinirli oluyor, zararıda kendine, şimdi gördüğü kart sonrasında Galatasaray maçında yok, sahada Beşiktaş bunu hissedecek, çünkü pistonun vidası çıkmış olacak.
Tita: (Antalya): Antalyaspor'u her hafta ayakta tutan oyuncu, bu haftada iki golde atarak işi bitirdi , Antalyaspor'un işi bitmemişti.
Muhammet(Gaziantep): Haftalarca dalgalarla boğuşan, gülen yüzleri tüm camiaya gösteremeyen Antepspor, zoru başardı çok iyi başlamadığı Orduspor karşısında kötü zamanlar geçirdi, sıkıntıyı atan Muhammet oldu. Biz hala ayaktayız dedirten oyuncu oldu.
Özden kaleci(Gaziantep): Orduspor'un kazandığı penaltı vuruşunda Culio'nun topu nereye atacağını resmen bildi. Toptan önce duruşunu, topa gelişini, sol ayakla nereye atacağını bildi ve parmakları ile topu direğe çarptırıp, ağlara gitmesini önledi,. arkadaşlarını da adeta uyanın artık mesajını verdi.
Shelton( D. Karabük) Bu aralar esen rüzgarın bir başka veryasyonu var , Shelton. Rakip defansın sağ kanadını adeta hasta haline getiyor. İşte Eskişehirspor maçında Veysel arkada, Shelton'u kovala kovalayabileceksen aşk olsun. Atılan iki galibiyet golünün mimarı idi.
Mehmet Yıldız: Bir santrafor her zaman kanat oyuncusunun iyi olmasını ister, işte Shelton gibi biri varsa gol yolları açık. Herşey kendine kalmış olur, Mehmet Yıldız' da böyle bir arkadaşı olduğu için golleri attı, hemde hiç yorulmadan, yeterki yerinde olduğunda.
Amrabat: Adamının, kıvraklığı, savaşımı, vuruşları işte tarife göre bugünün futbolcusu. İkili vuruşlarda "bu top benim ben istediğimi yaparım" diye onunla adeta dans ediyor. yalnız gücü de bir yere kadar o gücünü harcadı,arkadaşları ise kendisine uymadı.
Almeida: Bir santrafor için atılan 8 gol az, hele Beşiktaş gibi bir takımda oynuyorsan, bir hafta iki gol, diğer haftalar boş geçmek Almeida'ya yakışmıyor. Fizik dersen var,kafa toplarına hakimsin, sol ayağını da iyi kullanıyorsun, geriye ne kalıyor daha fazla filelerle buluşmak.
Burak: İsmini değiştirirsek yalnız Bay GOL desek daha iyi olacak. Atamadığı haftalarda sanki sıkıntılı bir hafta geçirecek yapıya sahip, atması zor golleri atan kişi oldu çıktı. Birazda saha içinde kendine hakim olup yersiz sinirli hareketler yapmasa belki de daha da atacak.
Fırat Aydınus:Son haftalarda verdiği kararlarla doğru yolda ilerliyor. Bir çok maçta hata yapmamak için oyunu takibe alıyor. Gaziantepspor,Orduspor maçında verdiği Penaltı kararı ve diğer kararları futbolu daha fazla oyun içinde kalmasını isteyen bir hakem:
Renksizler:
Culio: Takımı bir kaç maç aldı, rahatladık sandı, birde geçtiğimiz hafta tekrar Galatasaray'a dönüş haberleri kendisini daha fazla yavaşlatmaya başlattı. Kanatta kazandığı topların bir çoğunu isabetli kullanamadı,penaltı atışında kendisinin değil de Stancu'nun atması emrini hiçe sayıp kullanması , belkide ilerdeki maçlarda Orduspor'un arayacağı puanı Gaziantep'te kaybettim dedirtecek.
Cenk(Beşiktaş): Bazı öyle toplara hayır diyorki herkes güzel diyor, birde yenmeyecek gol yiyor saç baş yolduruyor.koltuk altındanh yediği gol, arkadaşlarını çileden çıkardı, onlar ise buna rağmen maçı almasını bildiler.
Ramazan(kaleci,G.birliği).
Kalede durunca tecrübeli kaleci havasında, daha yolun başında aslında, top gerek rakip alanda, gerekse kendi alanlarında oynarken oyun okuma sanatı yok, bunun dışında birazda cesur olma örneklerini veriyor ancak daha bunları yapacak kaleci olmadığını bilmesi gerekir.
Aykut.(G.birliği). Fizik iyi, hırslı, savaşken, ama dağınık olduğu zaman takımına zarar veriyor. Yapılan ortalarda rakibi kontrol edeceğine önce topun nereye gittiği takip ediyor, işte orda yanlışı yapıyor ve hata yapıncada ne oluyor?
Mustafa(Trabzonspor) Boylu poslu ve endamlı, onlar var ama ne zaman neyi yapmasanı geçiktiren bir oyuncu. Gol atınca kendisini bir yerde sanıyor, öncelikle görev defans, onu zamanla unutup sahaya geniş ekranla bakmasını bilmiyor hata yapıp yenilen gollerde baş danışman oluyor.
Can Arat:İst Belediye). Defanstta top kazandığı zaman oyunu yönlendirme yerine topla oynama, hiç yoktan 30,35 metre den kalecisiyle oynama ısrarı aslında kendi kullanacağı ı toplara güvenmediği için takımın oyun kurmasını geçiktiriyior.
Tweet
- FB Başkanlık seçiminde ŞOK!
- Olağanüstü Genel Kurul ertelendi
- Kadıköy'de hüngür hüngür ağladı
- Fenerbahçe ilk transferini yaptı!
- 3. Türkiye seferi
- Fırtına transferi hızlandırdı

- Beşiktaş'ta Egemen krizi
- Stancu geri dönecek mi?
- 'Çağ Atlatan Başkan'

- İşte Terim'in yeni Arda'sı
- Galatasaray genç yıldızı kaptırdı
- "Aklım IFK Göteborg'da"
- Fener'e 2 kupa birden!

- R.Madrid'in yıldızına Fenerbahçe kancası!
- Fenerbahçe'de tarihi kongre!

